ÇOCUK DİŞ HEKİMLİĞİ (PEDODONTİ)

Bebeklikten ergenlik çağına kadar geçen sürede ağız ve diş sağlığı ile ilgili problemleri ve tedavileri inceleyen bilim dalıdır.

Süt dişi çürükleri, sürme (daimi dişlerin çıkma) bozuklukları, karışık dişlenme dönemindeki diş problemleri, süt ve daimi dişlere koruyucu diş tedavi metotları ve erken çekilen süt dişi uygulamalarını kapsar. 0-15 yaş grubu çocuklar pedodonti dalının kapsamındadır.

Koruyucu olarak çocuk dişlerin fissür (diş çiğneyici yüzeyindeki girinti ve çıkıntılar)  örtücü uygulanır. Dişler sürdükten hemen sonra diş yüzeylerine uygulanan bu koruyucu madde dişin derinliklerini doldurur ve o bölgelerdeki bakteri tutunma alanlarını kapatmış olur.

Erken çekilmiş süt dişlerinin yerine eğer tutucu denilen apareyler yapılır. Çünkü süt dişlerin en önemli görevlerinden biri de alttan gelen daimi dişlere rehberlik etmektir. Bu şekilde çekilen süt dişi yerini korumuş oluruz.

pedodonti 5 300x300 - Çocuk Diş Hekimliği

pedodonti 1 300x300 - Çocuk Diş Hekimliği

Süt dişleri normal dişlere oranla daha çok organik madde içerirler, bu nedenle çürümeye daha yatkın olurlar ve daha kolay ve hızlı çürüyebilirler. Çocuklar, çürüğün erken dönemlerinde pek tepki vermezler. Çürük ilerledikçe soğuğa ve tatlıya karşı duyarlılık başlayabilir. Daha sonra çürük diş, çocuğa acı verecek ve ağrı yapacaktır. Ağrı, özellikle yemek yendiği zaman artar. Çünkü çürük içerisine giren yemek artıkları dişin sinirlerine basınç yaparak ağrının artmasına neden olur.

Çocuklarda bazen dişlerin üzerinde, sürer sürmez kahverengi lekeler oluştuğu ya da bu dişlerin kırılıp döküldüğü gözlenir. Aslında bu lekeler diş çürükleridir ve dişler de çürük nedeniyle kırılır. Bu kadar erken bir dönemde çürük oluşmasının nedeni biberon çürüğü adı verilen çürüklerdir. Bebek beslenmesinde en önemli besin olan anne sütü ya da inek sütü doğal olarak şeker içerir. Gece yatmadan önce ya da uyku sırasında bebek anne sütü ya da biberon emerse süt ağızda birikerek mikropların dişleri çürütmesi için elverişli bir ortam oluşturur.

  • Bebeğinizin gece ağzında biberonla uyuma alışkanlığını önleyin.
  • Biberondaki süte şeker, bal pekmez, bisküvi gibi tatlandırıcılar ilave etmeyin.
  • Bebek beslendikten sonra mutlaka su içirin veya mümkünse diş fırçalayın.
  • İlk dişlerin sürmeye başlamasıyla gece ve sabah beslenmeleri sonrası temiz, ıslak bir tülbent ya da gazlı bez ile dişlerini silerek temizleyin.

Tedavi edilmeyen süt dişi çürükleri, ağrı, kötü koku, çiğneme zorluğu, beslenme bozukluğu ve çirkin görüntüye yol açar.  Bu dönemdeki tedavi edilmeyen diş bozuklukları, ileride diş çarpıklığı, çene gelişiminde bozukluk ve genel sağlık problemlerine (romatizmadan kalp rahatsızlıklarına kadar) sebep olabilecektir. Dolayısıyla süt dişlerindeki çürükler, “nasıl olsa yerine yenileri gelecek” yanılgısına düşmeden tedavi edilmelidir.

Süt dişlerinin erken kaybı, özellikle arka azı bölgelerinde sürekli dişlenme sırasında bazı sorunlara neden olmaktadır. Çünkü dişin kaybedildiği boşluğa doğru komşu

gelecek olan sürekli dişin süremeyip gömülü kalmasına ya da farklı bir yerden sürerek hatalı kapanışların gerçekleşmesine neden olabilir. Bu gibi durumlarda da ileride ortodontik tedavi (tel tedavisi) gereksinmesi kaçınılmaz olur. Çeşitli nedenlerle erken bir süt dişi çekimi yapılmak zorunda kalınırsa, çekim boşluğunun yanındaki dişlerin kayması sonucu yerin kapanmasını önlemek için, sabit/hareketli yer tutucu apareyler yapılmalıdır.

Bebek 6-8 aylıkken, (yani ilk dişler ağızda göründüğünde) temizleme işlemi başlamalıdır. Sabah kahvaltısı sonrası ve gece yatmadan önce dişleri (en azından çiğneme yüzeylerini) temiz bir tülbent ya da gazlı bezi ıslatarak silmek, temizlemek yerinde olur.

Diş fırçası kullanımına ise çocuğun arka dişlerinin çıkmasından sonra (ortalama 2,5 – 3 yaşında ) başlanması uygundur.

Okul öncesi çocuklarda diş fırçalama için bir teknik uygulatmak çok zordur. Bu yaşlarda önemli olan, çocuğa diş fırçalama alışkanlığı kazandırmaktır. Çocuklar diş fırçalarken çoğu zaman dişlerin görünen ya da kolay ulaşılan yüzlerini fırçalar. Oysa çürüklerin önlenmesi için dişlerin ara yüzleri ve çiğneyici yüzeylerini çok daha iyi temizlemek gerekir. Bu nedenle fırçalamadan sonra Anne-Babanın kontrolü iyi olur.

Çocuğun ağız büyüklüğüne uygun, yumuşak ve naylon kıllardan üretilmiş diş fırçaları kullanılmalıdır. Sert fırçalar dişleri aşındıracağı için kullanımı uygun değildir. Eskimiş bir süpürgeyle süpürme işlemi nasıl yapılamazsa, eski bir fırçayla da dişler fırçalanamaz. Fırça kılları aşınır aşınmaz (Ortalama 6 ay) mutlaka değiştirilmelidir.

Sabah kahvaltısı sonrası ve gece yatmadan önce, sadece üçer dakikalık etkili bir fırçalama işlemi yeterlidir. Her iyi alışkanlık gibi diş fırçalama alışkanlığı da çocukluk döneminde kazanılacaktır.

Çürüğü tamamen engelleyebilecek bir aşı yada ilaç henüz geliştirilemedi. Ancak, çürük sayısını azaltmaya yönelik bazı malzemeler günümüzde kullanılmaktadır, bunlardan birisi; “fissür örtücü” dediğimiz malzemedir. Diş çürükleri genellikle azı ve küçükazı dişlerinin, çiğneyici yüzlerinde bulunan “fissür” adı verilen oluklarda başlar.

Bahsettiğimiz malzemeyle olukların üzeri kapatılıp, o bölgeye mikrop, yemek artığı vs. nin sızması engellenerek çürük başlaması önlenir. Bu işlem, 6 yaşından itibaren çıkan kalıcı azı ve küçükazı dişlerine de uygulanabilir.

Çürüğü engellemenin başka bir yolu da dişlerin çürüğe karşı direncini artırmaktır. Dişlere yüzeysel florür uygulanması suretiyle bu direnç kazandırılır

Çocuklarda dişlerin zarar gördüğü kazalarda zaman kaybetmeden müdahalede bulunulmalıdır. Doğru tanı konması çok önemlidir. Bunun için hekiminiz size, kazanın ne zaman ve nerede olduğunu, darbenin ne taraftan geldiğini, kaza sonrası baygınlık, kusma, hafıza kaybı vb. olup olmadığını soracaktır.  Verilen bilgiler doğrultusunda en doğru tedavi uygulanabilecektir.

Çocuklardaki diş yaralanmaları, bazen kalıcı dişin tamamıyla yuvasından ayrılmasına sebep olabilir. Bu durumda çıkan diş ile birlikte acilen dişhekiminize gitmelisiniz. Bu esnada diş, bir bardak sütün içinde, eğer süt mevcut değilse, temiz bir su içinde muhafaza edilmelidir.

Sıklıkla kesici dişlerde ve köpek dişlerinde görülen bu durum, süt dişlerinin geç düşmesine neden olabilir. Bu durumda süt dişlerinin çekilmesi gerekebilir. Bazı durumlarda özellikle üst köpek dişlerinin daha önden ve yukarıdan sürdüğü durumlarda ortodontik tedavi( tel tedavisi) ile sürekli dişin olması gereken pozisyona getirilmesi gerekebilir.

Süt dişleri tipik olarak aralıklı dizilir. Sürekli dişler ile süt dişleri arasındaki boyut farkından dolayı, bu boşluklar sürekli dişlere sürme sırasında yeterli yerin sağlanmasına yardımcı olur. Dişler arasındaki bu boşluklar aynı zamanda çocuğunuzun dişlerini temizlemesini kolaylaştırır.

Ortodontik açıdan çocuğunuzun ilk kontrolleri sürekli dişlerin sürmeye başladığı dönem olan ortalama 7-8 yaş civarı yapılmalıdır. Böylece olası problemler erken teşhis edilebilir. Erken teşhis her tedavide olduğu gibi ortodontik tedavide de başarıyı artıracaktır

Çocuklarda görülen dişeti hastalıkları genelde dişlerin sürme döneminde yeni çıkan dişlerin çevresinde ya da fırçalamanın yetersiz olduğu durumlarda dişetinin hafif enflamasyonu şeklinde oluşur. Bu dönemde dişetleri kırmızı, şiş ve kanamaya eğilimlidir. Aynı şekilde ağızdan solunum ve parmak emme alışkanlığı da dişeti sağlığını olumsuz yönde etkiler. Sistemik hastalıklara bağlı olarak ortaya çıkan daha şiddetli tablolar dışında sadece ağız hijyeninin sağlanması ve gerekli durumlarda diş temizliği yapılması tedavi açısından yeterli olacaktır.

Çocuklarda parmak veya emzik emme normaldir. Çoğu çocuk bu alışkanlığı 4 yaşına varmadan önce bırakır ki bu süre dişlere bir zarar vermez. Dört yaşını bitirdiği halde alışkanlığını devam ettiren çocukların bir çocuk diş hekimi (pedodontist) veya ortodontist tarafından muayene edilmeleri gerekir. Yine de çoğu çocukta, ön dişlerin sürdüğü 6. yaşa kadar emme alışkanlığı hakkında endişelenmeye gerek yoktur.
Altı yaşında olmasına karşın hala uzun süreli ve kalıcı emme alışkanlığı devam eden bir çocuğun üst ön dişleri dışa itilir, alt dişleri içe eğilir, alt ve üst çene uyumu bozulur ve damak bölgesi daralır.

Çocuğunuz ilk yaşına vardığında ilk hekim deneyimini yaşamalıdır. Böylece ileriki yaşlarında diş hekimi koltuğunda kendini rahat hissedecek ve aynı zamanda düzenli ve kaliteli ağız-diş bakımı alışkanlığı kazanacaktır.

Çürümüş  süt dişleri de daimi dişler gibi tedavi edilmelidir.Süt dişlerinin içinde bulunan ve ağrı reseptörlerini taşıyan  pulpa (diş siniri),süt dişinin ağız içinde görülen klinik kronunun geniş bir kısmını kapsar.Bu durum dişin sinirinin çürük kavitesinde bulunan bakterilerden etkilenerek iltihaplanması sonucu şiddetli ağrıya neden olabilir.

Çürük kavitesinden pulpaya sızan bakteriler pulpanın iltihaplanması sonucu ölmesine neden olur. Bunun sonucu dişin kron ve kök kanalı boyunca oluşan nekrotik doku artıkları işin kök ucunda abse oluşumuna neden olur.Bu absenin giderilmesinin yolu da süt dişine kanal tedavisi yapılmasıdır.

Süt dişlerinin  altlarından sürecek olan daimi dişin sürme zamanına kadar ağızda tutulması,erken çekimlerinin zorunlu olduğu durumlarda da yer tutucu uygulanması gerekir.

Dt. Reyhan Arıkan